Sercan Çetin

Her Gün Bir Adım, Hiç Durmadan, Hep İleri…

Yargılama Tuzağına Düşmek

Yargılama Tuzağına Düşmek…

‘O bir yalancı,’ böyle diyelim. ‘O bir yalancı.’ Bu bir yargı!

“O çok yalan söylüyor” bir yargı değildir. Çünkü yalanın onun egoik bilinç halinin tezahürü olan bir şey olduğunu görüyorsunuz. O kendisini ya da her neyse onu büyütüp, doğru olmayan şeyler söylemekten bir avantaj kazanabileceğine inanıyor.

Birçok ego gerçek olmayan şeyleri söylüyor. Örneğin kendilerini büyütmek ve abartmak için. Ama onu bir kimlik haline getirdiğim anda …’O yalancıdır’ Bu büyük bir tuzak ve ben bu tuzağa kendim düştüm. Sadece o değil. Kendim düştüm!

Çünkü o insanın bilinçsiz davranışları üzerinden ben bir kimlik geliştiriyorum. Bunu yaptıktan sonra, bir kez zihinsel etiketi başka insana yapıştırdım, bir daha ki sefere bu insanla buluştuğumda, artık onunla gerçekten buluşamayacağım. Yargımla görüşmüş olacağım. Çünkü ben ona yapıştırdığım etiketin gözlüğünden bakıyorum.

Başkalarına söylediğim şey; “Onun yalancı olduğunu biliyorsun, değil mi?” “Evet, Tamam.” Bu yargınızdan ötürü bir daha ki sefer artık bir insanla buluşmuyorsunuz, sürekli “yalancı” birisiyle karşılaşıyorsunuz. Ve bunu yaparak kendini kısıtlıyorsunuz. Kendi kararlarınıza sıkışıp kalıyorsunuz.

Bu kişiyle ilişki kurma biçimi kısıtlandı, artık o kişiyle özgürce ilişki kurmuyorsunuz. Kendinizi kendi kararlarınızla kısıtlıyor ve zorluyorsunuz! Çünkü artık kontrol ediliyorsunuz.

Zihinsel konsept ona karşı davranışınızı kontrol ediyor.

Yargılama Tuzağına Düşmek


‘O bir yalancı,’ böyle diyelim. ‘O bir yalancı.’ Bu bir yargı!

“O çok yalan söylüyor” bir yargı değildir. Çünkü yalanın onun egoik bilinç halinin tezahürü olan bir şey olduğunu görüyorsunuz. O kendisini ya da her neyse onu büyütüp, doğru olmayan şeyler söylemekten bir avantaj kazanabileceğine inanıyor.

Birçok ego gerçek olmayan şeyleri söylüyor. Örneğin kendilerini büyütmek ve abartmak için. Ama onu bir kimlik haline getirdiğim anda …’O yalancıdır’ Bu büyük bir tuzak ve ben bu tuzağa kendim düştüm. Sadece o değil. Kendim düştüm!

Çünkü o insanın bilinçsiz davranışları üzerinden ben bir kimlik geliştiriyorum. Bunu yaptıktan sonra, bir kez zihinsel etiketi başka insana yapıştırdım, bir daha ki sefere bu insanla buluştuğumda, artık onunla gerçekten buluşamayacağım. Yargımla görüşmüş olacağım. Çünkü ben ona yapıştırdığım etiketin gözlüğünden bakıyorum.

Başkalarına söylediğim şey; “Onun yalancı olduğunu biliyorsun, değil mi?” “Evet, Tamam.” Bu yargınızdan ötürü bir daha ki sefer artık bir insanla buluşmuyorsunuz, sürekli “yalancı” birisiyle karşılaşıyorsunuz. Ve bunu yaparak kendini kısıtlıyorsunuz. Kendi kararlarınıza sıkışıp kalıyorsunuz.

Bu kişiyle ilişki kurma biçimi kısıtlandı, artık o kişiyle özgürce ilişki kurmuyorsunuz. Kendinizi kendi kararlarınızla kısıtlıyor ve zorluyorsunuz! Çünkü artık kontrol ediliyorsunuz.

Zihinsel konsept ona karşı davranışınızı kontrol ediyor.

2 thoughts on “Yargılama Tuzağına Düşmek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir