İdealler ve Geçim Derdi
İdealler ve Geçim Derdi... Agatha Christie bir eczacı, Charles Dickens büro çalışanı, Dostoyevski mühendis, Conan Doyle hekim ve Kafka bir vergi memuru idi.

İdealler ve Geçim Derdi…

Çok önem verdiğimiz, iç geçirdiğimiz ve hayallerimizi süsleyen ideallerimiz ve hedeflerimiz var. Hepimizin var. Bu çok özel ve güzel bir şey. Ama her birimizin de geçimini sağlamak, iaşesi ve ikamesini devam ettirmek ile sorumlu olduğumuz insanlar var. Evet, geçim derdinden bahsediyorum.

Aslında sen de aklındakini hayata geçirebilsen, idealine ulaşıp hedefini gerçekleştirebilsen neler neler olacak değil mi? Hem ailene güzel bir hayat garantisi sağlamış olacaksın, hem tüm çevreni gururlandıracaksın. Kendi mutluluğun ise cabası…

Ama geçinmek zorundasın. O işte çalışmak zorundasın. Sabah gidip akşama kadar üzerine düşeni yapıp aylığını hak etmek ve bunun ile aileni veya sorumlu olduğun kişilere bakmak zorundasın. Bu yüzden ideallerinde seninle birlikte ölecek ve gerçekleştiremeyeceksin. Ne yapalım kader işte. Yapacak bir şey yok, olmayınca olmuyor bazen. Belki emekli olduğunda gerçekleştirir, yapmak istediklerini o zaman yaparsın.

BOK YAPARSIN!

Genç yaşında, sağlığın yerinde, zinde ve enerjik iken yapmamışsın… Yaşlanınca pek güzel yaparsın. Bu bahsettiğin ve sığındığın şeyin adı “bahane”. Ve bunu alışkanlık haline getirmek bir tür zihin hastalığı.

Şunu kabul ediyorum. Geçinmek ve bir faaliyet gelirine sahip olmak zorundasın. Bu, günümüz şartlarında çok normal bir durum. İşi gücü bırak, kapan evine ve sadece ideallerin için çabala. Sorumlu olduğun kişiler ne halt ederse etsin, demiyorum. Hem onu hem onu yapabilecek bir yöntemden bahsetmek istiyorum:

Ritüeller

Günde bir saat hatta yarım saat dahi olsa kendine ayırabileceğin bir vaktin mutlaka vardır. O bile mi yok, hemen senin için ben bulayım: bir saat erken kalk.

Zaman sorununu çözdüğüne göre, hedefin için ne yapman gerekiyorsa onu yap o kısa zaman içinde. Çok hızlı olman ya da o kısa zamanda çok şey bitirmen gerekmiyor. Yapman gereken tek şey bunu bir ritüel haline getirmek. Her gün ama her gün, hep aynı saatte ama hep aynı saatte, Hiç ara vermeden ama hiç ara vermeden…

Bunu yapamam deme, çünkü o da bir bahanedir. Her gün aynı saatte aynı ilaçları almak zorunda olan ve bunu ölene kadar yapmaya mecbur olan insanlar var bu dünyada, hem de milyonlarca…

İdealler ve geçim derdi, ritüeller ile her ikisi de yolunda gidebilir. Bu ne istersen iste, önünde sonunda elde etmeni sağlayacaktır. Çok önemli ve geçerli bir tespit var bildiğim, bunu aktarmak istiyorum:

Er ya da geç, büyük insanların hepsi birbirine benziyor. Çalışmayı hiç bırakmıyorlar. Asla bir dakika bile kaybetmiyorlar. Çok moral bozucu.