Sercan Çetin

Her Gün Bir Adım, Hiç Durmadan, Hep İleri…

Her Zaman Neşeli Olmak İçin 5 İpucu

Her Zaman Neşeli Olmak…

Refah nedir? Hayatınızda kendinizi ne zaman iyi hissediyorsunuz? Gerçekten ne zaman kendinizi iyi hissediyorsunuz?

Çok mutlu olduğunuzda iyisinizdir. Hasta olsanız bile, hala iyisinizdir değil mi? Tıbbi olarak teşhis edilmiş olsanız bile, şu an çok mutlu iseniz, iyi hissediyorsunuzdur, değil mi? Dolayısıyla, temelde refah, belli bir neşe düzeyi, yaşamın belirli bir coşkusu, mutluluktur demektir.

Mutluluğun bu olduğunu söyleyebiliriz, ancak yaşam açısından, enerjileriniz normalde olduğundan daha coşkulu bir şekilde gerçekleşiyor.

Depresyon, yaşam enerjilerinizin çok düşük ve sabit olduğu anlamına gelir. Mutluluk, yaşam enerjilerinizin coşkulu olduğu anlamına gelir. Mutluluğu tanımlamanın bir çok yolu var. Ama sadece mutlu olanlar mutlu olmanın ne demek olduğunu bilir.

Mutlu olmayan yok. Herkes mutlu ama sorun şu ki, sürekli değil. Mesele bu. Her Zaman Neşeli Olmak…

Kendiniz için herhangi bir çözümü uygulamak zorunda değilsiniz. Düşünmeden yapabileceğiniz küçük dokunuşlar.

Günlük Denetim

İş hayatındaki birçok insan, sadece gelir idaresi için hesap tutuklarını düşünüyorlar. Hayır, gelir dışında da hesaplarınız olmalıdır. Çünkü, hesap tutmazsanız kar mı, zarar mı ettiğinizi bilemezsiniz. Hesap dediğiniz şey budur değil mi? İster ileri ister geri gidin, bunu bilmek için bir hesap defterine ihtiyacınız vardır.

Neden bir hesap defteri tutmuyorsunuz? Günün sonunda sadece kontrol edin, “Bugün dünden daha neşeli miydim?” Bunu beş yaşından beri yapmış olsaydınız, şimdiye dek çok mutlu olacaktınız. Kar edecektiniz :).

Böyle oldunuz çünkü hesap tutmadınız. Ne zaman ki akut hale geldiğiniz fark ettiniz, o zaman büyük bir kayıp olduğunu anlarsınız. Her gün, her ay hesap tutun: “Daha neşeli mi yoksa daha az neşeli mi oluyorum?” Sadece iki şey var: Ne kadar neşelisiniz ve etrafınızdaki insanlara ne kadar neşe veriyorsunuz? Bu hesabı tutabilirsiniz.

İnsanlar sanki yanlarında taşıyacaklarmış gibi paralarının hesabını tutuyorlar. Yaşamın gerçek zenginliği, ne kadar neşeli olduğunuz, yaşam deneyiminizin ne kadar harika olduğu. Neşe kendi başına bir amaç değildir, ancak yaşam için gerekli bir ortamdır. Her Zaman Neşeli Olmak… Bunun için bir ortam ayarlamazsanız, sahip olduğunuz her şey sadece boşa gider.

Bu Kısa Bir Yaşam

Eğer yarın sabah uyanırsanız… 🙂

hayır, bu benim isteğim değil ama bilmenizi istiyorum bu gece yatağa giden herkesten bir milyondan fazla insan yarın sabah uyanamayacak. Ve eğer yarın sabah uyanırsak, bu fantastik bir şey değil midir? Bir milyon insan uyanamadı. Siz uyandınız, bu harika bir şey değil mi?

Bunu düşünüyor gibi görünmüyorsunuz. Çünkü sorun da bu zaten. Ölümsüz olduğunuz düşüncesi ile yaşıyorsunuz. Ölümsüz olduğunuzu söylediğimde, aslında ölümsüz olduğunuzu düşünmüyorsunuz. Ama ölümlülüğünüzün bilincinde değilsiniz. Eğer ölümlülüğünüzün bilincinde değilseniz, bir yerlerde ölümsüz olduğunuzu düşünüyorsunuzdur değil mi? Günde kaç dakika boyunca ölümlü olduğunuzun farkındasınız?

Bilincin olsaydı beşik yapacak vaktin olur muydu? Biriyle savaşmak için zamanın var mıdır? Hayatına biraz daha çöp eklemek için zamanın var mıdır? Ölümlü olduğunuzun bilincindeyseniz, siz ve etrafınızdakiler için kesinlikle ihtiyaç duyulandan başka bir şey yapmazsınız. Bunun olumsuz bir şey olduğunu düşünmeyin. Ölüm olumsuz bir şey değildir. Hayatınıza değer katan tek şey budur.

Sonsuza dek burada olsan, dayanılmaz olacaktın. Ölümlü olduğunun farkında olmak, “bugün öleceğim” diye düşünmenizi gerektirmez. Niyetimiz yok, mümkün olduğu kadar çok yaşamak istiyoruz. Sadece “bir gün öleceğim” diye biliyorsunuz. Her gün, her an hatırlatırsanız, bunun kısa bir yaşam olduğunu: “Ölümlüyüm ve bir gün sona ereceğim.” Sadece iki gün bunu yapın ve görün. Kendi içinizde gerçekten harika bir şey olacaksınız.

Mutluluğunuzu Şarj Edin

Yoganın temel yönü budur. ilk öğretin, senin bir karman olduğudur. Bu, senin yaptıkların anlamına gelir. Yaşamın ve hayat tecrüben senin yaptıklarındır.

Eğer bir şey size kesinlikle rahatsızlık vermezse, gerekli değişiklikleri yapmazsınız. Hala, “bu benim karmam… Ama eşim, o ne yaptı?” diye düşünüyorsunuz. Bunu düzeltemezsin. İlk önce bu benim yapımım, tamamen benim yapımım olduğunu anlamalısınız. Bunu anladığınız an, onu değiştirebilme yeteneğiniz var demektir.

“Anladım, ama dün bana ne yaptıklarınız biliyor musun?”… Şimdi onu değiştiremezsiniz. Kimin ne yaptığı önemli değil. İçinizde neler olup bittiği, yaşamınızla ilgili deneyiminiz, tamamen sizin yapımınızdır. Bu sizin karmanızdır.

Karma , size bir yerlerden düşen bir şey değildir. Karma eyleminiz anlamına gelir. Bu senin yaptığın, senin ettiğin…

Yatmadan Önce Her Şeyi Kenara Bırak

Senin için değerli olabilirler. Bunu düşünüyorsun. evin, sen misin? “Ah, benim evim, benim evim!” Tamam, onu çok fala seviyorsunuz, ama tamam… bir kenara bırakın. Kocan, sen misin? Hayır, bu kolay: “O ben değilim.” :)… Çocuklarım, onlar ben miyim? Bu biraz zor, ama hayır, onlar ben değilim. Onlar size hatırlatırlar zaten, on iki yaşına geldiklerinde, onlar olmadığınızı bir güzel öğretirler size. Ya giydiğiniz kıyafetler, siz misiniz? Hayır.

Tüm bu duygu ve düşünceler, siz misiniz? Hayır. Siz olmayan her şeyi bir yumak halinde toplayıp kenara kaldırın. Her şeyi bir kenara bırakın. Her gün bunu pratik edin. Bir gün siz olmayan her şeyi dışarıda bırakmayı başardığınızda, sadece siz olarak kalacaksınız.

Aşk İçin 5 Dakika

Aşk olarak adlandırdığınız şey, temel olarak duygularınızın tatlılığıdır. Burada oturuyorsunuz, burada bile olmayan birisiyle ilgili aşkı hissedebiliyorsunuz. Yani kimseyle bir ilgisi yoktur. Bu sadece duygularınızın tatlılığıdır.

Şimdi, aşk ilişkiniz, sevme yeteneğiniz mi, kendi kendine mi başlıyor yoksa bir itmeyle mi? İçinde bulunduğunuz hali teşvik etmek için başka birini kullanabilir veya kendi kendinize çalışmaya başlatabilirsiniz.

İnsanda bu aşka duyulan ihtiyaç nedir? Sürekli olarak, bir insan, şu anda olandan daha fazla bir şey olmayı arzular. Mesele şu ki, kendiniz olarak, sizin bir parçanız olmayan bir şeyi dahil etmek istiyorsunuz. Tüm çaba bu.

Duygusal olarak gerçekleşirse, duygusal düzeyde bunu deneyimlersiniz, buna aşk ilişkisi deriz. Sizin bir parçanız olmayanı, duygusal olarak bir parçanız olan birini yaratmaya çalışıyorsunuz. Bunu bilinçli yaparsanız buna “yoga” diyoruz.

Her gün 5 dakika boyunca gidip size bir şey ifade etmeyen herhangi bir şey ile oturun. Bir ağaç, bir solucan, bir çakıl taşı veya bir böcek olabilir.

Bir süre sonra, karınıza, kocanıza, annenize, çocuğunuza veya köpeğinize baktığınız gibi oda da sevgiyle bakabileceğinizi görebilirsiniz. O bir solucan ya da böcek… O bunu bilmiyor. Ne olduğu önemli değil.

Her şeye sevgiyle bakabilirseniz, tüm dünya sizin için güzel bir mucizeyle patlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir