Dünyanın En İyisi
Dünyanın En İyisi... Herkes birincileri sever. Hem de çok sever. Bu da birincileri, kendi sektörünün süperstarlarını muazzam bir şekilde ödüllendirir.

Dünyanın En İyisi…

Herkes birincileri sever. Hem de çok sever. Herhangi bir ürün ya da hizmette en çok bilinen, tercih ya da tavsiye edilene doğru eğilim gösteren bir yapımız var. Bu çağın hızında ve güvensizliğinde çok olağan bir durum. Zira hiçbirimizin vakti yok ya da sınırlı ve hepimiz şüpheciyiz. Daha önce başkasının denediği ve memnun olduğu bir seçenekten yana olmak bize daha iyi geliyor.

Bu da birincileri, kendi sektörünün süperstarlarını muazzam bir şekilde ödüllendiriyor. Örneğin, en çok satan çikolatalı gofret markası 10 adet (oransal olarak) satarken ikinci sıradaki dokuz ya da sekiz adet satmıyor, sadece dört adet satıyor. Sonrasında ortalama bir azalma var ama her zaman pastanın büyük dilimini süperstarlar kapıyor.

Ya da herhangi bir hastalık dalında herkesin tavsiye ettiği ünlü doktorun 10 hastası varken ikinci iyi doktorun sadece üç hastası oluyor. Hasta olduğunuzu ve bunun için doğru ve hızlı tedaviye kavuşmak istediğinizi düşünürseniz, bu konuyu çok daha iyi anlayabilirsiniz. Siz hangisine giderdiniz? En çok tavsiye edilene mi, diğerine mi?

Makrodan Mikroya

Dünya her ne kadar globalleşiyor olsa da pazarlar ve ihtiyaçlar makrodan mikroya doğru ilerlemekte. Günümüz teknoloji ve iletişiminin sağladığı avantajlar ile detaylandırılmış ve uzmanlaşmış ihtiyaçlar karşılık bulabilmeyi başarıyor.

Örneğin artık ayakkabı aramıyoruz sadece. Fosforlu bağcıkları olan, kırmızı ve tabanı ışıklı, deri ayakkabı arayabiliyoruz. Bunu da sadece bir kaç tıklama ile arayabiliyor ve çok yüksek ihtimal ile de aradığımızı bulabiliyoruz.

Bu mikroya doğru detaylanma yerelleşmenin de önemini oldukça artırmakta. Eskiden belli ürün gruplarında bilindik bir kaç marka ve tedarikçi ile sınırlı olan seçenek yelpazemiz şimdilerde çok daha geniş ve artık yakınlarımızda olanı seçebilme şansımız da var.

Dünyanın en iyisi olmak çok kolay.

Bu avantajlar eskiden çok zaman ve maliyet gerektiren dünyanın en iyisi olma durumunu çok daha kolay bir hale getirdi. Kendi mahallenizde glutensiz ve vejetaryen poğaça ya da pizza yapan tek fırın siz olursanız, o konuda dünyanın en iyisi sizsinizdir. Çünkü insanlar evlerinden çıkıp hemen satın alabilirlerse internetten sipariş vererek beklemek istemezler. Ya sa sipariş verirken bile kendilerine en yakın yerden gelmesini isterler.

Siz de bu sayede o ürün için, o çevredeki dünyanın en iyisi olma şansını yakalar, o mahallenin glutensiz yiyecek piyasasının yüzde doksanına hakim bir işletme olursunuz.

Hayırlı işler 🙂